www.Muhabbetkār.net.tc

 
Hoş Geldiniz!
Diziler
  • Tek Türkiye 60 FULL
  • Kurtlar Vadisi Pusu 52 FULL
  • Kollama 44
  • Doğruluk Ekseni
  • Sagir Oda
  • Esref Saati
  • Menekse Ile Halil
  • Arka Sokaklar
  • Elveda Derken
  • Ihlamurlar Altinda
  • Binbir Gece
  • Yaprak Dokumu
  • Zoraki Koca
  • Sana Mecburum
  • Kavak Yelleri
  • Genco
  • Sponsor
    Linkler
  • Turkce
  • Ingilizceciniz
  • Melek Hanim
  • Dr.Civanim
  • Oyuncum
  • Filmciniz
  • Gazete
  • Cizgi Film Saati
  • Canlı Yayınlar
  • Canlı Müzik Dinle
  • Canlı Tv Kanalları ve Radyolar
  • Dini Filmler izle
  • Sponsor
    Zaman
    Sitene Ekle
    Duyurular
    * Nostalji Filmler bölümünde hey gidi günler diyeceğimiz filmler sizi bekliyor.
    * Belgeseller bölümümüz açılmıştır. İyi seyirler.
    * Musiki kutumuz yenilenmiştir.
    * Umarız bizi yorumlarınızdan mahrum bırakmazsınız.
    Belgeseller
  • Osmanlı Hanedanı
  • Fatih Sultan Mehmet
  • Yavuz Sultan Selim
  • Kanuni Sultan Süleyman
  • Sultan II. Abdulhamid Han
  • Gelibolu
  • Sultan Vahdettin Han
  • Malcolm X
  • İnsanın Yaratılışı
  • Kıyamet
  • Üstad
  • İstatistik
    visitor stats My site was nominated for Best Foreign Language Blog!
    Love Secret – Cafe Greece – Odysseus Mediterranean
    11 Temmuz 2009 Cumartesi


    Lovesecret
    by Muhabbetkar

    Etiketler:

    posted by Muhabbetkar @ 03:35   0 comments
    Sayı uygarlığı, söz medeniyetine karşı…

    Rakamlar, sayılar skorlar, istatistikler, yüzdeler… Bugün hayatın hangi alanına bakarsak bakalım, bunlar çıkıyor karşımıza. Çocuklarımızın başarısı puanlarla ölçülüyor; babaların maaşı aldığı maaşın veya aylık kazancının miktarıyla tesbit ediliyor; anneler yapabildiği harcama miktarıyla kendisini mutlu hissediyor. Arabanızı sizin için ve herkes için değerli kılan unsurların hepsi de rakamla ilgili; fiyat, model, azami hız, silindir hacmi vs…


    Kişiler için geçerli olan bu vakıa, toplumlar ve devletler içinde geçerli. Toplumlar için ortaya konan değerlendirme ölçülerine bakalım, hep rakamlar hakim; okuryazarlık oranı, eğitim seviyesi, tüketilen et miktarı, süt miktarı, hatta kullanılan tuvalet kağıdı miktarı. Devletlerin değerini ise en başta, kişi başına GSMH ve toplam GSMH belirliyor nedense.


    Aynı durım şirketler ve, üniversiteler ve sair kuruluşlar içinde geçerli. Şirketlerin başarısı ve değeri, bilanço rakamları, toplam ciro, çalışan sayısı, aktifler toplamı, karın sermayeye oranı… derken yine rakamlarla ölçülüyor. Rakamlar dünyamızı o derece kuşatmış ki dergilerin, kitapların, gazetelerin değerini de satış rakamları belirliyor. Filmler hasılatlarıyla, TV programları reyting rakamlarıyla değerlendiriliyor. Sporun bütün dallarında da rakamların istilası söz konusu; gol sayısı, pas yüzdesi, rekorlar, double double’lar derken. ” Eee sonra” demeye mecal kalmadan, rakamlar peşinde koşuyor gözlerimiz.


    Bu tablonun apaçık gösterdiği üzere, belirleyici unsuru sayı, hakim simgesi rakam olan bir medeniyetin istilası altında yaşıyoruz. Batı uygarlığı “değer”i sayı ile ölçtüğü için herşeyi ‘rakam’a indirgiyor ve hepimizi rakamlara hapsediyor.


    Bu olgu ‘matematik’çi düşünür olan İslamla şereflenmiş bir ismin, Réne Guénon’nun meşhur kitabını getiriyor akla. ” Niceliğin egemenliği ve Çağın Alametleri.”


    Hayatın her alınında değer ölçüsü olarak sayıları yerleştirdiği için ‘niceliğin egemenliği’ne yol açan Batı uygarlığına karşı hala direnen tek medeniyet olarak İslam medeniyeti ise ‘niteliğin egemenliği’nin adresi olarak göze çarpıyor.


    Nitekim ilk yıllarından bugüne İslam medeniyeti, sayıya karşı sözün, rakama karşı harfin medeniyeti olarak çıkıyor karşımıza. Kuran’ın nice ‘çok’lara karşı nice ‘az’ları öven ‘çokları bilmezler’ iken bilen ve bildiğinin bedelini ödeyen azları müjdeleyen ayetleriyle; Peygamber aleyhissalatu vesselamın, ihlaslı az bir amelin ihlassız binlerce ameli nasıl geçtiğini defaatle öğrettiği hadisleriyle, bizi ‘niteliğin egemeliği’ne çağırıyor İslam.


    Niceliğe karşı nitelik, sayıya karşı söz, rakama karşı harf…


    Biz gerçekte hangi medeniyetin safındayız? Bu üç denklemi alalım ve açıkyüreklilikle kendimize bakalım.Bizim için bu denklemlerin hangi tarafı ağır basıyorsa , biz o medeniyetin insanlarıyız.


    Karakalem Dergisi – Sayı 12

    Etiketler:

    posted by Muhabbetkar @ 03:30   0 comments
    Vazife yalnız kayayı itmektir
    02 Temmuz 2009 Perşembe


    Fakir fakat müttaki bir genç adam, gece istirahata çekildiği kulübesinde uyurken, uyku ile uyanıklık arasında odasının ışıkla dolduğunu görmüş. Gaipten gelen bir ses, ona şöyle demiş:

    “- Bundan böyle yalnız Allah için çalışacaksın ve kulübenin önündeki büyük kayayı bütün gücünle iteceksin!”

    Bunun Allah’tan gelen bir emir olduğuna inanan genç adam, ertesi sabah kayayı itmeye başlamış. Daha ertesi gün ve devam eden haftalar devam etmiş. Güneşin doğuşundan batışına kadar yalnız bu işle meşgul olmuş ve o kayayı itmiş, durmuş… Bu şekilde aylar süren gayrete rağmen, kaya yerinden bile kımıldamamış. Genç adam bir gece kulübesine yorgun-argın dönerken, o kayayı itmekle geçen günlerinin boşa geçtiğini düşünüyormuş. Onun şevkinin kırıldığını hisseden şeytan da, kalbine vesveseler vermeye başlamış:

    “- Ne kadar zamandır bu kayayı itip duruyorsun, bir milim bile kımıldamadı. Kendine bunun için niye yazık ediyorsun? Anladın, onu yerinden oynatman zaten mümkün değil. Bırak artık bu işi! ”

    Böyle sözlerle şeytan, o gence bu vazifeyi yerine getirmesinin imkansız olduğunu, dolayısıyla bu işte muvaffak olamayacağı duygusunu aşılamaya çalışmış.

    O gencin şevki daha da kırılmış ve ümidini gitgide kaybetmiş.

    “-Doğru ya, kendimi bu iş için niye paralıyorum ki?” diye kendi kendisine söylenmiş.

    “- Bundan sonra, bu itme işini bırakacağım. Şimdiye kadar yaptığım yeter de artar bile.. Koca kaya yerinden kımıldamayacağına göre..” diye düşünmüş.

    Ve kararını verince, duasında nazdarane Allah’a yalvarmış.

    “-Allahım, uzun zamandır durmadan dinlenmeden senin emrettiğin gibi hareket ettim. Bütün gücümle istediğin şeyi yaptım. Her gün çok yoruluyorum, ama kaya bir milim bile kımıldamadı. Neden böyle oluyor? Neden muvaffak olamıyorum?”

    Gaipten bir ses şefkatle ona cevap vermiş:

    “- Ey kulum, uzun zaman önce sana emrime uymamı istediğimde kabul etmiştin. Sana, görevinin kayayı bütün gücünle itmek olduğunu söylemiştim ve sen de itmeye başladın. Ben sana, hiçbir zaman onu yerinden oynatmanı beklediğimi söylemedim ki!.. Senin görevin onu itmekti. Şimdi gücünün tükendiğini, muvaffakiyetsizliğe uğradığını söylüyorsun. Kendine şöyle bir bak, bakalım. Kolların daha da güçlendi, pazuların büyüdü. Sırtın ağırlığa dayanıklı hale geldi. Bacakların kalınlaştı ve kuvvetlendi. Taşı itmeye başladığından çok daha kuvvetlisin şimdi. Evet, kayayı kımıldatamadın; kaya kımıldamadı ama, senden istenen şey, emre itaat etmen ve kayayı sadece itmendi.

    Kayayı yerinden oynatacak olan benim, Ben!..”

    Yaptığı hatasını anlayan genç, ertesi gün kendi görevinin kayayı yerinden oynatmak değil, onu var kuvvetiyle itmek olduğunu, neticeyi halkedenin Allah olduğunu düşünerek, verilen vazifeyi yerine getirmiş. Ona lazım olan yalnızca hareket, neticeyi yaratmanın ise Allahın olduğunun idrakiyle…

    Bu idrak ve gayretle, ikinci gün, üçüncü gün derken, kaya birden yerinden kımıldamış. O zaman, kayayı yerinden kımıldatanın kendisi değil, Allah olduğunu açıkça anlamış ve mezkur hakikatleri hakkalyakin tasdik etmiş. Hatta, biraz daha uğraştığında, kaya daha da oynamış ve kenara yuvarlanmış.

    İşte, bu misaldeki gibi, Rıza-yı İlahiyi kazanabilmek, mutlaka neticeyi elde edebilmekle değil, yalnız emirlere inkiyadladır, vesselam.

    Allahım, bizi haddini bilen, neticeleri halkedenin yalnız senin kudretin olduğunu derkeden ve ona göre sabırla neticeyi bekleyen halis kullarından eyle.

    Âmin.
    Prof. Dr. Mustafa NUTKU

    Etiketler:

    posted by Muhabbetkar @ 11:51   0 comments
    Son ders

    Etiketler:

    posted by Muhabbetkar @ 11:50   0 comments
    Önceki Yazılar
    E-Posta Servisi

    Kayıt olun yazılarımız e-postanıza gelsin:

    Musiki
    Arşiv
    Kategoriler
  • Hikayeler
  • Videolar
  • Video Klipler
  • Din
  • Güncel
  • English Articles
  • Fikir
  • Komik
  • Aşk
  • Kuran ı Kerim Dinle
  • Canlı Kuran Meali Dinle
  • Nostalji Filmler

    eskifilm

    En Buyuk Saban
    Duvar
    Dunyayi Kurtaran Adam (1982)
    Degirmen
    Davaro
    Copculer Krali
    Cicek Abbas
    Ben de Ozledim
    Battalgazi Destani
    Al Yazmalim
    Avanak Apdi
    Ah Nerede Vah Nerede?
    100 Numarali Adam
    Ates Dagli
    Atla gel Saban
    Asiksin
    Baldiz
    Banker Bilo
    Bekciler Krali
    Canim Kardesim
    Ceylan
    Davaci
    Delisin
    Denizler Hakimi
    Dertler Benim Olsun
    Dila Hanim
    Doktor Civanim
    Babam ve Oğlum
    Gerzek Saban
    Hababam Sınıfı (ilk)
    Keloglan Aramizda
    Keriz
    Murat ile Nazli
    Neseli Gunler
    Şabanoğlu Şaban
    Kibar Feyzo
    Salak Milyoner
    Sakar Şakir
    Meraklı Köfteci
    Sahte Kabadayı
    Surgun
    © 2005 www.Muhabbetkār.net.tc ahze23@gmail.com by www.gazetecim.tr.cx Site Hakkında Filmler Düşük Kalitede ve Tanıtım Amaçlıdır. Filmler sahiplerine aittir. Sunucumuzda video ve dosya bulunmamaktadır. Film kaynakları : Google video , Youtube , Yahoo, Veoh ve diğer video siteleridir. Şikayet halinde gerekli video 3 gün içinde sitemizden kaldırılacaktır. Kuran dinle , kur'an ı kerim dinle , sureleri dinle, listen Qur'an , Quran , Fatiha Bakara Âl-i İmran Nisa Maide En’âm A’raf Enfal Tevbe Yunus Hud Yusuf Ra’d İbrahim Hicr Nahl İsra Kehf Meryem Taha Enbiya Hac Mü’minun Nur Furkan Şuara Neml Kasas Ankebut Rum Lokman Secde Ahzab Sebe Fatır Yasin Saffat Sad Zümer Mü’min Fussilet Şura Zuhruf Duhan Casiye Ahkaf Muhammed Fetih Hucurat Kaf Zâriyat Tur Necm Kamer Rahman Vakıa Hadid Mücadele Haşr Mümtehine Saf Cum’a Münafikun Tegabün Talak Tahrim Mülk Kale Hakk Mearic Nuh Cin Müzzemmil Müddessir Kıyamet İnsan Mürselat Nebe Naziat Abese Tekvir İnfitar Mutaffifin İnşikak Büruc Tarık A’la Gaşiye Fecr Beled Şems Leyl Duha İnşirah Tin Alak Kadir Beyyine Zilzâl Adiyat Kari’a Tekasür Asr Hümeze Fil Kureyş Ma’un Kevser Kâfirun Nasr Tebbet İhlas Felak Nas yotubegir youtubegr yotubegr yutube youtubegir youtube gir